Geçersiz anket bilgisi.
Site içi arama

Sualtı Mitolojisi

Anasayfa » Sualtı Mitolojisi
share on facebook  tweet  share on google  print  

Sualtı Mitolojisi

Afrodit (Aphrodite-Venüs)

Denizin bütün güzelliğini yansıtan Afrodit aşk, güzellik ve bereket tanrıçasıdır. Afrodit figürü Yunan mitolojisine Batı Asya'dan geçmiştir. Anadolu Mitolojisi'ndeki Kibele (Kubaba-Cybele) ve Sümer Mitolojisi'ndeki Innana ile ortak özellikler taşır. Afrodit'in evi Kıbrıs'tır ve adı, denizde doğuşundan olsa gerek, "deniz köpüğü" demektir (aphros=köpük). Eski Yunan yazarı Hesiod'a göre Titan Kronos tahtına göz diktiği babası Uranüs'ün erkeklik organını keserek denize atmış, bereket yani Afrodit denizden, dalgaların arasından bir midye kabuğunun içinde bütün güzelliğiyle doğmuştur.

Bu aşk ve güzellik tanrıçası aşk konusunda hiç şanslı değildir. Oniki Olimpos tanrısı arasında en çirkini olan demirci Hepheastus ile evlenmiştir. Yakışıklı ama zalim savaş tanrısı Ares (Mars) ile yaşadığı ilişki de hüzünle sonuçlanmıştır. Kıskanç Hepheastus aldatan karısı ve sevgilisine tuzak kurup onları yataktayken bir ağla hapsedip üstüne üstlük bütün tanrıları da seyretmeleri için çağırıp rezil edince Afrodit bir süre ortalıkta görünmek istememiş kendisini Kıbrıs'a hapsetmiştir.

Ama Afrodit'in en büyük ve en dokunaklı aşk hikayesi dünyalar kadar yakışıklı Adonis iledir. Afrodit ilk görüşte aşık olduğu ve herşeyden sakındığı Adonis'i bir yolculuğa çıkarken göz kulak olması için yeraltı tanrıçası Persephone'ye emanet eder. Afrodit döndüğünde Adonis'in cazibesinden etkilenen Persephone onu geri vermek istemez. İki tanrıçanın Adonis kavgası bütün Olimpos'u ayağa kaldırır. Zeus ne yapacağını bilemez ve sonunda kararını verir: Adonis yılın yarısında (ilkbahar, yaz) Afrodit ile ve yılın diğer yarısında (sonbahar, kış) Persephone ile kalacaktır. Mevsimler de bu şekilde ortaya çıkmıştır. Bereket tanrıçası Afrodit sonbaharda Adonis'in gidişine o kadar üzülür ki bütün canlılar onunla beraber yas tutarlar, sararıp solar, yaprak dökerler. Kışın ise Afrodit'in özlemi o kadar fazlalaşır ki bütün doğa da onunla beraber donar kalır. İlkbaharın gelişiyle Adonis yeryüzüne çıkar Afrodit'in yanına; doğa da canlanır birden, ağaçlar yeşerir, doğurganlık geri gelir yeryüzüne.

Afrodit çok sever Adonis'i şımartmayı. Onun en büyük tutkusu av olduğu için yaban domuzu avına çıkartır sevgilisini. Afrodit'in uzaklaştığı bir anda Adonis karşısına çıkan bir yaban domuzunu okuyla yaralar ama öldüremez. Yaralı hayvan Adonis'e saldırır ve Afrodit yetişene kadar ölümcül bir biçimde yaralar onu. Afrodit sadece gözyaşı döker sevgilisi ölürken çünkü tanrıların ölüm üzerine hiçbir güçleri yoktur. Fakat bütün bereketiyle onun anısını yaşatmak için kanının döküldüğü yerde Adonis kadar güzel bir çiçek çıkarır. Bu çiçek "anemon"dur.

Hazırlayan: Evrim Doğan