Geçersiz anket bilgisi.
Site içi arama

Çevre Kirlenmesi Etk.

Anasayfa » Çevre Kirlenmesi Etk.
share on facebook  tweet  share on google  print  

Çevre Kirlenmesi Etk.

FELAKETLERİN ÇEVRE SAĞLIĞINA ETKİLERİ

Yaşadığımız ortamdaki canlı ve cansız varlıkların tamamı çevreyi meydana getirir. Çevre üç ana etmenden oluşur ki bunlar toprak, hava ve sudur. Doğal çevre tabiatın oluşturduğu, kendi içinde hayvanların yiyeceklerini karşıladığı, neslini devam ettirdiği ortamdır.
İnsan için çevre, sanayisini ve endüstrisini kurduğu ve geliştirdiği, ulaşımı sağladığı toplumsal faaliyet gösterdiği ortamdır.

ÇEVRE KİRLETİCİLERİ VE ETKİLERİ

Kirliliğin etkilediği ortamlar; hava, toprak ve sudur.

Kirleten kaynaklar ise;
Zehirli maddeler,
Radyoaktif maddeler,
Petrol ve petrol ürünleri,
Evsel ve kentsel atıklar,
Endüstriyel atıklar,
Gürültü şeklinde sıralanabilir.
Kirlenen ortamlar birbirini etkiler.
Kirli hava, yağışlar ile toprak ve suyu etkiler.
Kirli toprak, akarsular ile göl ve denizleri etkiler.
Kirli su, buharlaşma ile hava' yı, tekrar yağışlarla toprak ve suyu etkiler.
Bu döngü içinde, bilinen tüm canlı türleri direkt yada dolaylı olarak etkilenir.

AFET ÖNCESİ EVLERDE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

İnsanların en çok kullandıkları, yaşamlarının büyük bölümünü geçirdikleri çevre ortamı evleridir. Evlerdeki olası riskler ve alınabilecek önlemler:

Uçucu maddelerden gelebilecek riskler ve alınabilecek önlemler:
Evlerde en yaygın kullanılan uçucu madde kaynakları LPG tüplerdir. Her evde yemek pişirmekte, katalitiklerle ısınmak için, şofbenlerde sıcak su temini için kullanılır. LPG tüpler evlerde genelde iki tipte bulunmakta; 12 kg' lık büyük tüpler ve 3 kg' lık küçük (piknik) tüpler şeklindedir.
Afet sonrası tüplerde düşme sonucu dedantör başlığının kırılması, borulardan gaz kaçağının olması, tüp üstüne ağır cisim düşmesi olası risklerdir.
Örneğin; küçük tüplerin mutfak tezgahı veya yüksek masa üstünde kullanımı, afet etkisiyle yere düşme ve yangın çıkması riskini önemli ölçüde arttıran bir durumdur.

Alınabilecek önlemler şöyle sıralanabilir:
Büyük tüplerin düşmesini önlemek için bağlanabilir. Tüpün üstüne ağır eşya düşmeyecek şekilde düzenleme yapılabilir.
Ambalaj malzemesi olarak kullanılan köpüklerle tüplerin altına destekler sıkıştırılabilir böylece düşme riski azaltılır.
Katalitik veya gaz sobalarının düşme riskine karşı bir duvara sabitlenmesi alınabilecek en iyi önlemdir.

Akıcı maddelerden gelebilecek riskler:
Evlerde kullanılan yaygın temizlik maddeler ki bunlar çamaşır suyu, kezzap, aseton, ispirto, tuz ruhu, kolonya gibi temizleyiciler, haşere ilaçları ve boyalar afet esnasında önlem alınmaması durumunda riske neden olabilirler.
Çamaşır suları çamaşırları temizlemek ve beyazlatmak amacıyla kullanılan ve alkali hipoklorit halinde aktif kloru ve bazen de sodyum perboratı ihtiva eden solüsyonlardır. Çamaşır suyu gözler ve deri için de tahriş edicidir, koroziftir ve kezzap, tuz ruhu gibi asitli maddelerle karıştırılması zehirli gaz çıkışına yol açar. Hidroklorik asit ihtiva etmesi nedeniyle cilt, göz, solunum yolları üzerinde olumsuz etkiye sahip olması nedeniyle tuz ruhu da çok tehlikelidir. Genelde tuvaletlerde üst raflarda bulundurulan temizlik malzemeleri ve haşere ilaçları,boyalar afet esnasında devrilmesi veya düşmesiyle ciddi yanıklara ve zehirlenmelere neden olabilirler. Önlem alarak kapakları sıkıca kapatılıp mümkün olduğunca zemine yakın veya zemine konulması, devrilmesini engellemek için aralarına köpük konması, önlerine lastikle veya iple bağlanması faydalı olacaktır.

Katı maddelerden gelebilecek riskler;
Dikkat edilmesi gereken en önemli risk kış aylarında kullanılan katı yakıt kullanan sobalardır. Soba veya soba borularının devrilmesi sonucu çıkan yangınlar,duman zehirlenmesi tehlike arz etmektedir. 12 Kasım'daki Düzce depreminde yaralanma ve ölümlerin önemli bir kısmını yangın ve duman zehirlenmelerinden olduğu görülmüştür.
Önlem olarak; geceleri soba yakılmaması, mümkün olduğunca soba borularının daha sağlama alınması, soba altlarında kullanılan metal veya mermer tablalarının büyük tutulması ve yıllık baca temizliğinin yapılması gerekir.

AFETLERİN ÇEVREYE OLAN ZARARLARI

Afetlerin çevreye olan zararlarını genelde üçe ayırabiliriz:

1-Işıma yapan maddelerden kaynaklanan zararlar:
Kastedilen radyoaktif maddeler ve tehlikeleridir. Olası bir afet durumunda nükleer enerji üretimi yapan bir tesisin etkilenmesi ikinci bir afetin olmasına sebep olabilir. Böylesi bir felaketin nelere mal olacağı Çernobil Nükleer kazasının neticesine bakmak fikir sahibi olmak için yeterlidir. Ülkemizde Haziran 1999 da yaşanan ilk nükleer kazayla bu konunun ne kadar ciddi olduğu görülmüştür. (İkitellideki kaza.) Nükleer santrallerde meydana gelen en ufak bir kazadan dolayı yayılan radyoaktivite, olaydan 15-20 yıl sonra kansere yakalananların sayısını kat kat arttıracaktır.

2-Akıcı maddelerden kaynaklanan tehlikeler:
Tehlikenin ciddiyetini anlamak için İstanbul civarında 4500-5000 kadar endüstri kuruluşunun varlığı ve Türkiye Sanayisinin %50'sinin Marmara Bölgesinde bulunmasını bilmek gerekir. Bu tesislerin içinde boya fabrikaları,asit fabrikaları,kimyasal gübre fabrikaları,deterjan fabrikaları,yağ fabrikaları vb. kirlilik kaynağının çeşitliliği ve fazlalığını göstermekte. Afet etkisiyle bu tesislerin %1 de bile yıkım olması çevre üzerinde telafisi zor zararlara neden olacaktır. Örneğin bir deterjan fabrikasından kaynaklanan kirlilikle az tozda deterjan bile balıkların ölümüne neden olur. Çünkü deterjan balıklar için çok güçlü bir zehirdir,ayrıca su yüzeyine bir film tabaksı ile kapladığından oksijen geçişini önler. Balıklarla birlikte zehirli maddeler eko sistem içinde insanı da etkiler. Akıcı maddelerden kaynaklanabilir diğer bir tehlike boğaz geçişlerindeki gemilerdir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarından ortalama 50.000 geminin geçtiği bir su yoludur. Tehlikenin boyutunu anlamak için geçmişteki üç deniz kazasıyla 60.000 ton ham petrol,2.000 ton sıvılaştırılmış amonyak, 2.000 ton motorin Marmara sularına karışmıştır. Deniz trafiği yoğun ve kaza riski yüksek, bir boğaz olan İstanbul Boğazı'nda meydana gelebilecek bir kaza, 9 milyonluk kentte , çevre ve tarihi değerlerin de ciddi zararlar görmesine yol açacak büyük bir felakete neden olabilir
Florya açıklarında, 31.12.1999 tarihinde lodos dan batan tankerde bulunan 4 bin 363 ton petrolün; 900 tonu tam bir çevre faciasına yol açtı. Kıyıya vuran petrol sahili simsiyah bir örtüyle kaplarken, petrol içinde kalan yüzlerce deniz kuşu can çekişmeye başladı ve petrolün balık ve deniz dibi canlılarını da etkilediğini hepbirlikte izledik.

3-Uçucu Maddelerden Kaynaklanan Tehlikeler:
Sanayide kullanılan ve üretilen kimyasal gazların zehirleyici ve patlayıcı olması nedeniylen özellikle Marmara Bölgesi çok büyük bir risk altın da,bunu daha iyi anlamak için17 Ağustos depreminin sonucu olan Tüpraş yangının gösterdiği riskler unutulmamalıdır.